> BAKLAGİL TARIMI ve ÇEŞİTLERİ
Ülkemizde ticari olarak en fazla üretimi yapılan
yemeklik baklagiller; nohut, mercimek, kuru fasulye
ve bakladır. Yemeklik tane baklagiller son yıllarda
tarla bitkileri içerisinde en fazla ekim alanı
artışı kaydedilen ürün gurubunu teşkil etmektedir.
Bu ürün gurubunun tarla tarımına ayrılan alan
içersindeki payı 1980 yılında % 3 iken bu oran 1990
da % 10'a yükselmiştir.
Yemeklik
dane baklagil ekim alanları içinde kırmızı mercimek
% 28.1, yeşil mercimek % 12.3, nohut % 47.9, kuru
fasulye % 9.6 ve bakla ise % 2 lik yer işgal
etmektedir.
Tarla
bitkileri arasında hem ekim alanı hem de üretim
açısından büyük öneme sahip olan Yemeklik Tane
Baklagillerin verimini artırmak, kalitesini
yükseltmek ve diğer özelliklerini geliştirmek amacı
ile değişik araştırma Enstitüleri tarafından farklı
ekolojilerdeki bölgelerimiz için yeni çeşitler
geliştirilerek çiftçilerimizin hizmetine
sunulmuştur. Daha iyisi, daha mükemmeli ve daha
verimlisi için bu çalışmalar halen de devam
etmektedir.
Çeşit
geliştirme çalışmalarında temel amaç; Baklagillerin
(Mercimek, Nohut, Fasulye, Bakla, Bezelye ve
Börülce) yoğun olarak üretildikleri veya bu tür
üretime uygun bölgelerin ekolojik koşulları için
verimi artırmak ve niteliklerini yükseltmektir. Bunu
gerçekleştirebilmek için:
Yerli ve
yabancı kökenli materyal arasından sulanan ve
sulanmayan yerler için:
-
Yüksek
Verimli
-
Soğuğa
-
Sıcağa
-
Kurağa
-
Hastalıklar Dayanıklı
-
Ekim
Nöbetine Girebilecek
-
Nitelikleri İyi
-
Beslenme değeri ve kalitelisi yüksek bitki, döl
veya hatlarını seçerek bunlar arsından en üstün
nitelikli olanlarını çeşit olarak geliştirmek
-
Aranan
nicelik ve nitelikleri bitkilerin mevcut materyal
içinde bulunmaması halinde, uygun ana ve babaların
melezlenmesi yoluyla mevcut değişkenliği
zenginleştirmek, sınırlarını genişletmek ve
arananları bunlar arasından seçmek.
Bugüne
kadar yapılan çalışmalar sırasında hastalıklara
karşı mevcut çeşitlerin dayanıklılığını artırmak 1.
hedef olmuş ve bunda da büyük başarılar elde
edilmiştir. Fasulyede bakteriyel ve virüs
hastalıklarına karşı çeşitlerin dayanıklılığı
artırılmış, nohutta ise antraknoz hastalığına
,çiftçilerimizin tabiriyle ["Ülker vurdu", "bulut
çaldı"] hastalıklarına karşı dayanıklı çeşitler
geliştirilmiştir. Daha iyisi daha verimlisi ve daha
kalitelisi için bu çalışmalar halende devam
etmektedir.
Çalışmaların başladığı günden bu yana araştırma
enstitülerince geliştirilen ve tescil ettirilen
yemeklik tane baklagil çeşitlerinin isimleri bitki
guruplarına göre şu şekildedir.
TESCİLLİ YEMEKLİK TANE BAKLAGİL ÇEŞİTLERİ
FASULYE
Esk-855
Şeker fasulye
Karacaşehir-90
Şahin-90
Yunus-90
Şehirali-90
Göynük-98
Akman-98
Önceler-98
Noyanbey-98
Yakutiye-98
Aras-98
Terzibaba-98
BAKLA
Eresen-87
BEZELYE
Summette
Sprinter
Lancet
Mira
Safir Tofto-S-1953
BÖRÜLCE
Akkız
Karakız
MERCİMEK
Kışlık pul-11
Kışlık Yeşil-21
Kışlık Yeşil-31
Sultan-1
Erzurum-89
Kayı-90
Kışlık Kırmızı-51
Emre-20
Kışlık Yerli Kırmızı
Fırat-87
Malazgirt-89
Sazak-90
NOHUT
Canıtez-87
Eser-87
Akçin-91
Aydın-92
Izmir-92
Menemen-92
Güney Sarısı
ILC-195
Aziziye
Diyar-95
Damla
Gökce
Sarı-98
Cevdetbey-98
Günümüzde artık önemli olan; geliştirilen çeşidin
sayısı değil bu çeşitlerin niteliklerinin çok iyi
olması ve çiftçilerimiz tarafından benimsenip üretim
alanlarında bunların yer almasıdır.
YEMEKLİK DANE BAKLAGİLLER
Yemeklik
tane baklagillerin insan beslenmesindeki önemi
tartışılmaz bir gerçektir. Ayrıca bu bitkilerin
havanın serbest azotunu fikse edebilme özellikleri,
çevrecilik ve sürdürülebilir tarımın popülaritesinin
arttığı günümüzde önemini daha da artırmaktadır.
Bunun
yanında yapılan araştırmalar göstermiştir ki; nohut
ve mercimek buğdaygillerle münavebeye girebilecek en
karlı bitkiler olarak bulunmuşlardır. Ülkemizde
ticari olarak üretimi yapılan yemeklik tane
baklagillerin başında mercimek, nohut, kuru fasulye
ve bakla gelmektedir.
Değişik
tarla ürünleri farklı yetiştirme tekniklerine
ihtiyaç duyarlar. Tarla ürünlerinin
yetiştiriciliğinde toprağın işlenmesi yetiştirme
tekniği öğelerinin en önemlilerinden biri olduğu
bilinmektedir. Ürünlerin yetiştirilmesinden önce
veya yetiştirilmesi sırasına toprak değişik amaçlar
için işlenmektedir. Toprak işlemesinin en yoğun
yapıldığı yerlerden biride yarı kurak tarım
alanlarıdır. Toprağın değişik zamanlarda, değişik
işleme aletleriyle, değişik derinliklerde işlenmesi
gerektiği yapılan araştırmalarla tespit edilmiştir.
Bu işlemelerin amacı genel olarak:
-
İyi bir tohum yatağı hazırlamak,
Yabancı otlarla etkin mücadele yapmak,
Toprağın fiziksel yapısını düzelterek, su tutma
ve muhafazasını artırmak,
Uygulanan tarım tekniklerinin etkisiyle ortaya
çıkabilecek verim farklılıklarını belirlemek.
TARLA HAZIRLIĞI
Hububat
hasadından sonra yazlık ürünler için tarla
hazırlamada en uygun yol teorik olarak ilk sürümün,
tahıl hasından sonraki sonbaharda, ilk yağışlarla
halaza ve yabancı otların çıktığında yapılmasıdır.
Bu sürümlerde soklu pulluk kullanılması ve iyi bir
ot kontrolü için 15-20 cm'lik derinlikten sürülmesi
uygundur. Bu işlem yapılmakla; ilkbaharda tarlayı
ekime hazırlamak kolaylaşacak, toprağın tava gelmesi
için uzun süre beklenilmeyecek ve kültivatör tipi
aletlerden biriyle yapılacak yüzlek bir işlemi
takiben ekim yapılabilecektir. Özellikle yazlık
ekimlerin erken yapılması isteniyor ve topraktaki
mevcut tavla çıkış yaptırılması isteniyor ise bu çok
önemlidir.
Hasat
sonrası sürümde kullanılacak alet seçimi, bölgenin
toprak yapısına ve tarlada sürüm sırasında bulunan
toprak tavının durumuna bağlı olarak değişiklik
gösterir. Yabancı otların temizlenebilmesi
bakımından uygun alet olarak görülen soklu pulluk
bizim bölgemizde ey yaygın olarak kullanılan alet
görünümündedir. Ancak, bu konuda tohum yatağı
hazırlamaktan çok ot konusunu düşünen bölge
çiftçisi, gölge tavını yada uygun tavı bulamadığı
sert toprak yüzeyi koşullarında soklu pullukla sürüm
yapabilmektedir, bu ise kırılması güç keseklerin
oluşmasına neden olmaktadır. Bizim önerimiz;
tarlanın tavlı olmadığı yada tarla yüzeyinin kesek
çıkarmaya müsait olduğu hallerde, hasat sonrası
pullukta ısrar edilmemesi ve bunun yerine kazayağı
veya diskli âletlerden herhangi biriyle sürüm
yapılmalıdır.
Araştırmalar ve gözlemler; Toprağın sonbaharda soklu
pulluk ile sürülmesi ve ilkbaharda kazayağı + tırmık
kombinasyonu ile yapılan toprak hazırlığından sonra
mibzerle yapılacak ekim verimi önemli ölçüde
artırmıştır. Toprağa atılacak gübre tırmık
çekilmeden önce verilir ise hem tarlada yapılacak
işlem sayısını azaltır hem de toprağın fazla
çiğnenmesine ve fazla işlemeden dolayı tavının
kaçmasına engel olunmuş olur.
Kışlık
ekimi yapılacak baklagiller için tohum yatağı
hazırlamada: örneğin kışlık mercimek ekimi yapılacak
ise; bu dönemde gelen yağış sonrasında soklu
pullukla sürüm yapmak en iyi yöntemdir. Yağmur
gelmiyor ise buğday hasadından hemen sonra gölge
tavında soklu pullukla fazla derin olmayan bir sürüm
ve ekim öncesi kazayağı tırmık ile tohum yatağı
hazırlığı yeterli olacaktır.
Ekim
zamanını çok fazla geciktirmemek kaydıyla sonbahar
ilk yağışlarının arkasından tavında soklu pullukla
sürüm ve ekimden öncede kazayağı tırmıkla toprak
hazırlığı yapılarak mibzerle ekim her zaman için
avantajlı bulunmuştur. Burada en önemli olan husus
yabancı ot kontrolünün yapılmasıdır. Mibzerle
ekimlerde hububat sapları çoğu zaman problem
yaratmaktadır. Bunun için hububat hasadında anız
yüksekliğinin fazla bıraktırılmaması yada tarladaki
sapların sürüm esnasında veya sürümden önce yok
edilmesi gerekmektedir.
Bitkiler
üzerinde yetiştirme tekniklerine kısa kısaca göz
atalım:
1. MERCİMEK
a. Yazlık Mercimek:
Ekim Zamanı:
Yazlık
mercimek için ekim zamanı erken ilkbahardır. Mart
ayı başlarından başlayarak Nisan ayının başlarına
kadar yapılan ekimlerden yüksek verim elde
edilmiştir. Ekim geciktikçe verimde azalma meydana
gelir. Yabancı ot kontrolünün yapılması verimi
artırır, bunun için çeşitli herbisitler
bulunmaktadır. Bunların bir kısmında ekimden hemen
sonra bitkiler çıkış yapmadan kullanılır. Bunun için
ilgili mercilere danışmakta fayda vardır.
Her
zaman için mibzerle yapılan ekim serpme olarak
yapılan ekimden daha iyi sonuç vermiştir.
Gübreleme:
Yazlık mercimekler için en uygun gübre dozu saf
madde olarak 2-4 kg/da azot, 5-6 kg P2O5
kg/da . Yabancı ot sorunu nedeni
ile ekim geç yapılıyor ise bu miktar daha da
azaltılmalıdır. Yağışı biraz daha bol olan bölgelere
tavsiye edilen miktarlarda azot vermek yararlı
olacaktır. Yazlık mercimekte azotu yüksek dozlarda
kullanmaktan ve bitkiyi kurak tehlikesine
sokabilecek aşırı vejatatif gelişmeye teşvik
etmekten kaçınmak gerekir.
Ekim Sıklığı:
Yazlık mercimekte dekara atılacak tohum miktarı
ekilecek tohumun iriliğine göre değişiklik gösterir.
Çiftçilerimizin Sultani olarak isimlendirdikleri
yeşil mercimeklerde bu miktar dekara 8-11kg arasında
değişiklik gösterir. Taneli küçük kırmızı
mercimeklerde ise bu miktar çok daha az 5-7 kg/da
civarındadır. Tohumluğun çimlenmesi iyi ve temiz ise
m2'ye 175-225 tane yeterli olacaktır.
b. Kışlık Mercimek:
Mercimekte Kışlık ve Yazlık çeşitler birbirinden
farklıdır. Yazlık olan çeşitler kışlık olarak
ekilirler ise soğuktan zarar göreceklerinden hiçbir
verim elde edilemez. Kışlık çeşitlerin kıştan ve
soğuktan etkilenmesi kesinlikle söz konusu değildir.
Kışlık mercimek ekimini sınırlayan en önemli faktör
yabancı otlardır. Mevcut yabancı ot öldürücüler ile
etkili bir yabancı ot kontrolü yapılamamakta buda
verimin düşmesine neden olmaktadır. Yabancı ot
mücadelenin iyi yapıldığı durumlarda kışlık
mercimekler yazlık mercimeklere göre en az % 50 veya
daha fazla verim artışı sağlarlar.
Ekim Zamanı
Kışlık
mercimekler Sonbaharda ekilir, en uygun ekim zamanı
Ekim ayıdır. Kışa çıkışlarını tamamlayarak giren
mercimeklerden daha iyi verim alınmıştır. Ekimin geç
yapılması, verimin azalmasına istenilen verimin elde
edilememesine neden olur.
Gübreleme:
Kışlık mercimekler için en uygun gübre dozu saf
madde olarak 3-4 kg/da azot, 6-7 kg P2O5
kg/da. Fazla miktarda gübre verilmesi verimi
artırmamış aksine azaltmıştır.
Ekim Sıklığı:
Kışlık mercimekte dekara atılacak tohum miktarı
ekilecek tohumun iriliğine göre değişiklik gösterir.
Tohumluğun çimlenmesi iyi ve temiz ise m2'ye
250-300 tane yeterli olacaktır. Buda iri taneli pul
mercimeklerde 10-12 kg/da civarındadır.
2.NOHUT
Ekim Zamanı:
Çiftçilerimiz nohutu genellikle geç ekmekte, çoğu
çiftçide mayıs ayı gelmeden ekime başlamamaktadır.
Buna neden olarak da erken yapılan ekimlerde nohutun
antraknoz hastalığına yakalanma ihtimallerinin daha
fazla olmasını gösterilmektedir. Bu bir bakıma doğru
olmakla birlikte genelde yanlıştır. Çünkü geç olarak
yapılan ekimlerde bazı yıllar yağış gelmediği için
verim almak imkansız hale gelmekte, bazı yıllarda
geç gelen yağışlar nedeniyle geç olarak yapılan
ekimlerde nohut hastalığa yakalanabilmektedir.
Hastalığa dayanıklı çeşit kullanarak erken ekim
yapmak verimi artırır. Nohut ekiminin en geç olarak
Nisan ayı ortalarına kadar yapılması gerekir.
Ekim
derinliğinin ise ekim zamanı ve buna bağlı olarak da
topraktaki tav durumu ile çok yakın ilgisi
bulunmaktadır. Erken ekimlerde yada toprakta çıkışı
tamamlayacak kadar tav bulunması durumunda tohumu
derine ekmenin herhangi bir avantajı görünmemekle
birlikte, geç olarak yapılan ekimlerde yada toprak
yüzeyinin çok kuru olduğu yıllar ve mevsimlerde
tohumu 10-15 cm gibi derine ekerek tava bırakmak
çıkışın sağlanması açısından büyük önem taşır.
Bölgemizdeki çiftçiler hastalıktan kaçmak amacıyla
nohutu geç ekmektedirler. Bu gibi durumda ekim
derinliğini artırarak tohumu tavlı toprağa bırakmak
çıkışı sağlamak açısından gereklidir.
Gübreleme:
Orta Anadolu ve Geçit Bölgelerinde verim
potansiyelinin 100 kg/da üstüne çıktığı durumlarda
ve yıllarda 3 kg/da civarındaki azotlu gübre dozu
yeterli olacaktır. Verilecek azot dozu arttıkça
bitkilerdeki nodozite sayısı ve iriliğinde azalma
meydana gelmiştir.
Yapılan
çalışmalardan mercimek ve nohutta bakteri
uygulamaları olumlu bir sonuç vermemiştir.
Nohut
ekiminin sıraya yapılması ve sıra arası mesafenin
40-45 cm olması gerekir. Makinalı çapa ve traktörle
tarlaya girilip yapılacak diğer işlemler sıra
arasının en az 45 cm olmasında büyük yarar vardır.
Dekara
atılacak tohum miktarı tohum iriliğine değişiklik
gösterir. İri taneli "İspanyol" diye isimlendirilen
nohutlarda bu miktar 10-13 kg dır.
Çıkış
öncesi kimyasal ot öldürücülerin kullanılması
yabancı ot kontrolünde büyük yarar sağlamaktadır.
3. KURU FASULYE
Ekim ZamanıFasulye 00 nin
altındaki sıcaklıklardan zarar görür. Bu nedenle
fasulye ekimine İlkbahar son donlarının bitiminden
sonra başlar. Buda bölgemiz için Mayıs ayının
başıdır. Bundan daha erken olarak yapılacak ekimler
rizikoludur
Gübreleme:Kuru fasulye için en uygun gübre
dozu saf madde olarak 3-4 kg/da azot, 5-6 kg P2O5
kg/da. dır. Gübreleri en son olarak
yapılacak toprak işlemeden önce verilmelidir. Toprak
hazırlığının çok daha itinalı yapılması topraktaki
tavla çıkışın sağlanması açısından önemlidir.
Yabancı ot kontrolü için mutlaka yabancı ot ilacı
kullanılmalıdır. Yabancı ot kontrolü için ekim
öncesi ve ekim sonrası kullanılan yabancı ot
ilaçları bulunmaktadır. Şayet ekim öncesi yabancı ot
ilacı uygulaması yapılacak ise bunun ekim için
yapılan son toprak işlemesinden önce yapılması
gerekir.
Ekim Metodu ve Ekim Sıklığı:
Sulama,
çapalama ve mücadele işlerinin uygun bir şekilde ve
makinalı yapılması isteniyor ise fasulyeyi sıraya
ekmede fayda vardır. Sıra arası mesafeler ekilen
fasulyenin yer (bodur) veya sarılıcı olmasına göre
farklılıklar gösterir. Bodur fasulyeler 35-40 cm
gibi dar sıra arası mesafelerde daha iyi verim
vermişler ancak, geniş tarla tarımında yapılacak
işlemlerin makina kullanılarak traktörle yapılmasını
zorlaştırmış hatta tarlaya traktörle girme imkanı
ortadan kalkmıştır. Traktör kullanılarak çapalama,
ilaçlama düşünülüyor ise sıra arası mesafe en az 45
cm olmalıdır, karık sulama istendiğinde sıra arası
mesafe en az 68 cm civarında olması gerekir.
Sarılıcı fasulyelerde ise sıra arası mesafelerin
daha da artırılması uygundur. Dekara atılacak tohum
miktarı tohumun iriliğine göre farklılık gösterir.
Bu miktar küçük taneli fasulyeler için 4-6 kg/da,
iri taneli fasulyeler için ise 7-12 kg/da dır. Bir m2
de 26-30 adet bitki bulunması yeterlidir.
Ekimin tavlı toprağa yapılmasına özen gösterilmeli,
kuruya ekilip sulama yapıldıysa fasulye bitkisinin
çıkışında yaprak yüzeyindeki set tabaka yani "kaymak
tabakası" kırılmalıdır.
Tarla otlandığında çapa yapılmalı ve hastalık ve
zararlılarla mücadeleye dikkat edilmelidir.
Sulama:Fasulye
bitkisinin ekimden hasadına kadar 400-450 mm suya
ihtiyacı vardır. Bitkinin ekimi yazlık olduğu için
bu miktarın büyük bir çoğunluğunun sulama suyu ile
verilmesi gerekir. İklim koşulları, rüzgar, yüksek
ısı ve toprağın yapısı bitkinin su isteği üzerinde
etkili olurlar
Sulamada
karık sulama tercih edilmeli bu tip sulamanın mümkün
olmadığı durumlarda diğer sulama yöntemleri
kullanılmalıdır. Bölgemizde fasulye bitkisi için
çıkıştan sonra en az 4-5 defa karık sulama yapılması
gerekir. Tarlaya verilecek su çiçeklenmeye kadar az
olmalı tarla göllendirilmemelidir. İlk dönemdeki
fazla sudan dolayı meydana gelebilecek göllenmeler
kök gelişmesini yavaşlatır ve kök hastalıklarını
artırır.
Çiçeklenme başlangıcından itibaren yapılacak
sulamalar daha da önemlidir. Bitki kök sistemi iyice
geliştiğinden verilecek su miktarı artırılmalı kök
bölgesinin iyice ıslatılması gerekir. Bu dönemde nem
eksikliği döllenen çiçek sayısının azalmasına,
baklaların küçük ve kalitesiz olmasına neden olur.
Bu dönemde bitkiler kesinlikle susuz
bırakılmamalıdır. Bitkinin susuz kaldığının ilk
belirtisi bitkinin açık yeşil olan yapraklarının
koyu yeşil renge dönüşmesidir. Yağmurla sulama
yapılması gerekiyor ise bu mutlaka çiçeklenmenin
hemen başlangıcında yapılmalı tarlaya bol su
verilmeli, çiçeklenmenin tam ortasında sulamadan
değil yağmurlama yapmaktan kaçınmalıdır. Çünkü
döllenmede azalma meydana gelecek ve verim
düşecektir.
BAKLAGİL ÇEŞİTLERİ
Kuru Fasulye, Nohut ve Mercimekte ıslah çalışmaları
devam etmektedir. Kuru fasulye konusunda ise
ülkemizde yapılan detaylı araştırma ve melezleme
programları ile geliştirilip tescil ettirilen yeni
çeşit yada çeşitler ve bunlarla ilgili kısa bilgiler
şu şekildedir.
1. KAYI-91 (Kışlık Yeşil Pul Mercimek)
1991yılında tescil ettirilmiştir. Ekim-Kasım'da
ekilip, Haziran-Temmuz'da hasat edilen kışlık
mercimek çeşididir. Dik büyüyen bitki habitusuna
sahiptir. Tane rengi cevizi yeşil, kotiledon rengi
sarımsı yeşildir. Taneler 6-7 mm çapında, T.S.E.
standartlarına göre tane tipi "Pul"dur. 1000 tane
ağırlığı 58-60 gr arasındadır. Tanelerin protein
oranı % 28-30 arasında değişmektedir. Normal
yetiştirme şartlarında çeşidin ortalama verimi
140-160 kg/da arasındadır. Çeşidin kademeli tohumluk
üretimi yapılmakta olup, Orta Anadolu ve Geçit
Bölgeleri için önerilmektedir.
2. SAZAK-91 (Kışlık Kırmızı Pul Mercimek)
1991 yılında tescil ettirilmiştir. Ekim-Kasım'da
ekilip, Haziran-Temmuz'da hasat edilen kışlık
mercimek çeşididir. Dik büyüyen bitki habitusuna
sahiptir. Tane rengi kirli sarı-kırmızı, kotiledon
rengi turuncudur. Taneler 6-7 mm çapında, T.S.E.
standartlarına göre tane tipi "Pul"dur. 1000 tane
ağırlığı 60-62 gr arasındadır. Tanelerin protein
oranı % 29-30 arasında değişmektedir. Normal
yetiştirme şartlarında çeşidin ortalama verimi
120-150 kg/da arasındadır. Çeşidin kademeli tohumluk
üretimi yapılmakta olup, Orta Anadolu ve Geçit
Bölgeleri için önerilmektedir. Kayı-91 den daha
erkencidir.
3. SULTAN-1 (Yazlık Yeşil Mercimek)
Erken İlkbaharda ekilen Yazlık Yeşil Pul Mercimek
çeşididir. Olgunlaşma süresi 100-110 gün
civarındadır Dik büyüyen bitki habitusuna sahiptir,
boyu 30-35 cm dir. Tane rengi yeşil, kotiledon rengi
kirli sarıdır. Bakladaki tane sayısı 1-2 dir.
Taneler 6-7 mm çapında, T.S.E. standartlarına göre
tane tipi "Pul"dur. 1000 tane ağırlığı 57-62 gr
arasındadır. Tanelerin protein oranı % 25-27
arasında değişmektedir. Normal yetiştirme
şartlarında çeşidin ortalama verimi 110 kg/da
civarındadır. Çeşidin kademeli tohumluk üretimi
yapılmakta olup, Orta Anadolu ve Geçit Bölgeleri
için önerilmektedir.
4. EMRE-20 (Yazlık Kırmızı Mercimek)
Erken İlkbaharda ekilen Yazlık Kırmızı Mercimek
çeşididir. Olgunlaşma süresi 90-100 gün
civarındadır. Dik büyüyen bitki habitusuna sahiptir,
boyu 28-30 cm dir. Tane rengi turuncu, kotiledon
rengi turuncudur. Bakladaki tane sayısı 1-2 dir.
Taneler 3-4 mm çapındadır. 1000 tane ağırlığı 34-36
gr arasındadır. Tanelerin protein oranı % 25-26
arasında değişmektedir. Normal yetiştirme
şartlarında çeşidin ortalama verimi 110-120 kg/da
civarındadır. Sultan-1 Yeşil mercimek çeşidinden
daha erkencidir, 90 gün civarında olgunlaşır.
Çeşidin kademeli tohumluk üretimi yapılmakta olup,
Orta Anadolu ve Geçit Bölgeleri için önerilmektedir.
5. YUNUS-90 (Kuru Fasulye)
1990 yılında tescil ettirilmiştir. 115-120 günde
olgunlaşan bodur kuru fasulye türüdür. Bitkileri dik
gelişir, boyları 60-65 cm. kadardır. Yaprak rengi
yeşil ve şekilleri ovaldir. Çiçek rengi beyaz, bakla
uçları hafif kıvrıktır. Bakla rengi açık yeşil,
baklada tane sayısı 4-5 tir. Tane rengi beyaz, T.S.E
standartlarına göre şekli horozdur. Tanelerin eni
7.0-7.5 mm, boyu 14.5-15.0 mm, kalınlığı 5.5-6.0 mm'
dir. Bin tane ağırlığı 405-410 gr. arasındadır.
Tanelerde protein oranı % 23-26 arasında
değişmektedir. Pişme süresi ıslatılarak 35 dakika
dolayındadır. Piştikten sonra dağılması yoktur.
Diğer çeşitlere nazaran biraz geççi bir çeşit
olmasına rağmen normal yetiştirme şartlarında
ortalama verimi 200-250 Kg/Da dolayındadır. Çeşidin
en önemli özelliği ise Bakteriyel ve Virüs
hastalıklarına toleranslı olmasıdır. Çeşidin
kademeli tohumluk üretimi yapılmakta olup, geniş
tarla tarımı şeklinde kuru fasulye yetiştiriciliği
yapılan bölgelere tavsiye edilmektedir.
6. ŞEHİRALİ-90 (Kuru Fasulye)
1990 yılında tescil ettirilmiştir. 110-115 günde
olgunlaşan bodur kuru fasulye türüdür. Bitkiler dik
gelişir, boyları 55-60 cm kadardır. Yaprak rengi
yeşil ve şekilleri ovaldir. Çiçek rengi beyaz, bakla
uçları hafif kıvrıktır. Bakla rengi açık yeşil,
baklada tane sayısı 4-5 dır. Tane rengi beyaz, T.S.E
standartlarına göre tane şekli "Horoz" dur.
Tanelerin eni 7.6-7.8 mm, boyu 14.4-14.6 mm,
kalınlığı 5.8-6.0 mm dir. Bin tane ağırlığı 450-460
gr. arasındadır. Tanelerin protein oranı % 22-23
arasında değişmektedir. Pişme süresi ıslatılarak 30
dakika civarındadır. Taneler piştikten sonra
dağılmamaktadır. Diğer çeşitlere göre biraz daha
erkenci bir çeşit sayılmakla birlikte verimi normal
yetiştirme koşullarında ortalama 220-260 Kg/Da
arasında olabilmektedir. Çeşidin en önemli özelliği
ise Bakteri ve virüs hastalıklarına toleranslı
olmasıdır. Olgunlaşma esnasında az miktarda tane
dökme görülmektedir. Çeşidin kademeli tohumluk
üretimi yapılmakta olup, yine geniş tarla tarımı
yapılan bölgelere önerilmektedir.
7. KARACAŞEHİR-90 (Kuru Fasulye)
1990
yılında tescil ettirilmiştir. 110-115 günde
olgunlaşan yarı sarılıcı bitki formunda bir
çeşittir. Bitkiler yarı yatık gelişir, yerden 45-50
cm. yüksekliğinde bir görüntü verirler. Yaprakları
sık, açık yeşil ve küçük, uçları sivri ve ovaldir.
Çiçek rengi beyaz, bakla rengi açık yeşil, uçları
kıvrıktır. Baklada tane sayısı 6-7 dir. Tane rengi
kirli beyaz ve tane şekli T.S.E. standartlarına göre
"Tombul" dur. Tanelerinin eni 5.3-5.5 cm, boyu
8.7-8.9 mm, kalınlığı 4.6-4.8 mm'dir. Bin tane
ağırlığı 180-200 gr. arasındadır.Tanelerin protein
oranı % 28-30 arasındadır. Pişme süresi ıslatılarak
20-25 dakika civarında ve piştikten sonraki dağılma
çok azdır. Konservelik özelliği de taşıyan bu çeşit
lezzet yönünden oldukça beğenilmektedir. Normal
yetişme şartlarında verimi 220-260 Kg/da
olabilmektedir. Bakteriyel ve virüs hastalıklarına
karşı toleranslıdır. Çeşidin kademeli tohumluk
üretimi yapılmakta olup geniş tarla tarımı şeklinde
Kuru fasülye yetiştiriciliği yapılan bölgelere
tavsiye edilmektedir.
8. GÖYNÜK-98 (Kuru Fasulye)
1998 yılında tescil ettirilmiştir. 110-120 günde
olgunlaşan bodur kuru fasulye türüdür. Bitkileri dik
gelişir, boyları 45-55 cm. kadardır. Yaprak rengi
yeşil ve şekilleri ovaldir. Çiçek rengi beyaz, bakla
uçları hafif kıvrıktır. Bakla rengi açık yeşil,
baklada tane sayısı 3-5 tir. Tane rengi beyaz, T.S.E
standartlarına göre şekli horozdur. Tanelerin eni
7.2-7.5 mm, boyu 15.4-15.8 mm, kalınlığı 5.5-5.9 mm'
dir. Bin tane ağırlığı 535-550 gr. arasındadır.
Tanelerde protein oranı % 23-26 arasında
değişmektedir. Pişme süresi ıslatılarak 34-37 dakika
dolayındadır. Piştikten sonra fazla dağılma yoktur.
Verimi 220-250 Kg/da dolayındadır. Çeşidin en önemli
özelliği ise Bakteriyel ve Virüs hastalıklarına
toleranslı olmasıdır. Çeşidin kademeli tohumluk
üretimi yapılmakta olup, geniş tarla tarımı şeklinde
kuru fasulye yetiştiriciliği yapılan bölgelere
tavsiye edilmektedir.
9. AKMAN-98 (Kuru Fasulye)
1998
yılında tescil ettirilmiştir. 115-125 günde
olgunlaşan bodur kuru fasulye türüdür. Bitkiler dik
gelişir, boyları 60-70 cm kadardır. Yaprak rengi
yeşil ve şekilleri oval ve uçları sivridir. Çiçek
rengi beyaz, bakla uçları hafif kıvrıktır. Bakla
rengi açık yeşil, baklada tane sayısı 3-5 dır. Tane
rengi beyaz, tane şekli küçük dermason' dur.
Tanelerin eni 7.8-7.1 mm, boyu 11.9-12.2 mm,
kalınlığı 4.6-4.9 mm dir. Bin tane ağırlığı 340-350
gr. arasındadır. Tanelerin protein oranı % 23-26
arasında değişmektedir. Pişme süresi ıslatılarak
26-28 dakika civarındadır. Taneler piştikten sonra
fazla dağılmamaktadır. Diğer çeşitlere göre biraz
daha geççi bir çeşit sayılmakla birlikte verimi
normal yetiştirme koşullarında oldukça yüksektir.
Ortalama 250-300 Kg/da arasında olabilmektedir.
Çeşidin en önemli özelliği ise Bakteri ve virüs
hastalıklarına toleranslı olmasıdır. Çeşidin
kademeli tohumluk üretimi yapılmakta olup, yine
geniş tarla tarımı yapılan bölgelere önerilmektedir.
10. ÖNCELER-98 (Barbunya)
1998 yılında tescil ettirilmiştir. 105-115 günde
olgunlaşan bodur tipli tescilli ilk barbunya
çeşididir. Bitkiler dik gelişir, boyları 40-50 cm
kadardır. Yaprak rengi yeşil ve şekilleri oval ve
uçları sivridir. Çiçek rengi beyaz, bakla uçları
hafif kıvrıktır. Bakla rengi açık yeşil, baklada
tane sayısı 3-5 dır. Tane rengi düz bej zemin
üzerinde çizgili yada lekeli alacalı, şekli
yuvarlağa yakın oval ve taneler orta iriliktedir.
T.S.E standartlarına göre tane şekli "Barbunya"dır.
Tanelerin eni 5.8-6.2 mm, boyu 11.8-12.2 mm,
kalınlığı 5.8-6.2 mm dir. Bin tane ağırlığı 405-410
gr. arasındadır. Tanelerin protein oranı % 23-26
arasında değişmektedir. Pişme süresi ıslatılarak
30-35 dakika civarındadır. Taneler piştikten sonra
dağılmamaktadır. Verimi ortalama 200-220 Kg/da
arasında olabilmektedir. Çeşidin en önemli özelliği
ise Bakteriyel ve virüs hastalıklarına karşı orta
derecede toleranslı olmasıdır. Çeşidin kademeli
tohumluk üretimi yapılmakta olup, yine geniş tarla
tarımı yapılan bölgelere önerilmektedir.
11. CANITEZ -87 (Yemeklik İspanyol Nohut)
1987 Yılında tescil ettirilmiştir. Olgunlaşma gün
sayısı yaklaşık 110 gündür. Dik büyüyen, iyi
dallanan, 35-40 cm yüksekliğinde, yaprakları tüylü
ve iri bitki habitüsüne sahip bir çeşittir. Baklada
tane sayısı genellikle tek, bazen çift
olabilmektedir. Çiçek rengi beyaz, tane şekli T.S.E.
standartlarına göre iri koçbaşıdır. Tane boyu
12.0-14.0 mm, eni 9.0-10.5 mm, kalınlığı 9.2-10.7 mm
dir. Bin tane ağırlığı 550-600 grama kadar
çıkabilmektedir. Tanelerinde protein oranı % 22-24
arasında değişmektedir. Pişmesi, su alması çok iyi
olan lezzetli bir çeşittir. Normal yetiştirme
şartlarında çeşidin ortalama verimi 150-180 Kg/da
arasındadır. Kök hastalıklarına karşı toleranslı
olmasına rağmen antraknoza hassas bir çeşittir.
Çeşidin kademeli tohumluk üretimi yapılmakta olup
hemen hemen tüm nohut ekilen bölgelere
önerilmektedir.